29 Mayıs 2011 Pazar

kadına bak

Bir konusma sirasinda adamin biri kadinin birine... sormus:
‘Nasil bir erkek ariyorsun?’
Kadin bir süre sessiz kaldiktan sonra adamin gözlerinin içine
bakarak sormus: ‘Gerçekten bilmek istiyor musun?’
Adam biraz isteksiz, ‘Evet’ demis.
Ve kadin baslamis anlatmaga…

Bugün ve bu yasta bir kadin olarak, bir erkege onun benim için
benim kendime yapabilecegimden fazla ne yapabilecegini soracak
konumdayim.
Kendi masraflarimi karsilayabiliyorum; bir erkegin yada bir baska
kadinin yardimina gerek duymadan evimi idare ediyorum.
Böyle olunca, ‘Sen masaya ne koyuyorsun?’ sorusunu sorma
konumundayim.
Adam kadina bakmis. Paradan söz ettigini düsünüyormus.
Kadin hemen bu düsünceyi düzeltmis: ‘Sözünü ettigim, para degil.
Ondan öte bir sey istiyorum. Hayatin her alaninda mükemmeliyeti
arayan bir erkege ihtiyacim var.’
Adam arkasina yaslanip kollarini kavusturarak kadindan biraz
daha açiklama istemis. Kadin baslamis anlatmaga:
‘Kendini zihnen mükemmellestirmeye çalisan birini istiyorum,
çünkü sohbet ve zihnen uyarilma ariyorum. Basit bir adama ihtiyacim
yok.
Ruhen mükemmellesmeye çalisan birini ariyorum, çünkü dengesiz
bir birlesmeye ihtiyacim yok.
Inananlarla inanmayanlarin bir araya gelmesi felakete yol açar.
Bir kadin olarak yasadiklarimi anlayacak kadar duyarli,
ayagimi saglam basmami saglayacak kadar güçlü bir erkek ariyorum.
Saygi duyabilecegim birini ariyorum. Ona boyun egmem için
onu saymam gerekir. Ben ona ne kadar durust ve acıksam,
onunda bana durust ve acık olması gerekir.
Kendi isini,hayatını yürütemeyen adama boyun egemem.
Boyun egme konusunda sorunum yok… yeter ki buna deger biri olsun.
Allah kadini erkege es ve yardimci olarak yaratmis.
Kendine yardim edemeyen adama ben yardim edemem.’
Kadin aklindan geçenleri böyle döküverdikten sonra adama bakmis.
Adam yüzünde saskin bir ifadeyle oturakalmis:
‘Çok fazla istiyorsun.’ demis.
‘Degerim çok fazla.’ diye yanitlamis kadin.

degeri çok fazla olan bütün kadinlara…

vuhuuu

Basit biri değilim..!
Gözlerimi kanatırcasına ağladığım gecelerim var.!
Ve kahkaha...lara sarılmış anılarım.!
Herkes kadar dertli,bazılarından fakir, çoğundan zenginim.
Taşıdığım hayallerim, söylenecek şarkılarım, paylaşılacak dostluklarım var.
Bilmeyene sevmeyi öğretecek kadar büyük bir kalbim,
Gidene beddua edemeyen bir dilim var..

Yüreğimi korkak büyütmedim.! "Kaybettiklerim; dağıttığım servetimdir

27 Mayıs 2011 Cuma

!

aptal insanlar uzak durun benden lütfen... akıllı gibi görünüp hayatıma girip sonra napıosunuz o akıllarınızı çok merak ediyorum...

24 Mayıs 2011 Salı

hem çok eksik hem çok fazla

evimin huzura bakan terasında oturmuş geçip giden toplulukları izliyorum...onlara baktıkça yalnızlığımın daha da derinleştiği gerçeğini görüyorum ama nafile vazgeçemiyorum...yanıma çağırabileceğim birlikte bu akşamı paylaşmak isteyebileceğim kimse gelmiyor aklıma...çünkü insanlar ve gözüme soktukları çıkarları vücuduma diktikleri gözleri onları yok ediyor...bu boktan günü sana yazarak dolduruyorum...ya da içimi boşaltıp boş sayfayı dolduruyorum mu demeliyim...evet haklısın yetmez yüzlerce binlerce sayfa içimdekiler boşaltmaya ve evet yok içimdekileri anlatacak kadar çok kelimem...yettiği kadarı yettiğin kadarıyla geçicek bu gece de...
zor gerçekten de çok zor...ne diye sorma bu aralar herşey çok zor...bedenim ayrı ruhum ayrı yorgun...hergün yeni bir ağrı yeni bir acı ekleniyor öncekilere...uyuyorum saatlerce geçmiyor...evden çıkmıyorum günlerce dinlenmiyor bu beden...geziyorum tozuyorum içiyorum unutmuyor bu ruh...mantığım ilk kez bu kadar kifayetsiz...kalbim ilk kez bu kadar isyankar...ve ben ilk kez bu kadar çaresiz...insanlarsa her zamanki gibi riyakar...
beni kendimle bıraksa herkes alsalar vücudumdan şu gözlerini çekseler hayatımın üzerindeki ellerini...ve alıp gitseler bıraktıkları herşeyi...geri verseler benden aldıklarını ilk gün oldukları gibi...herşey eksik ya da herşey çok fazla..tam olan ne var ki zaten şu hayatta...tamamlamaya çalıştıkça eksilen hayatlarımız tam olmaya çalıştıkça kaybettiğimiz duygularımız fazlalıkları atmaya çalıştıkça daha da çoğalan hayallerimiz...bunlar var sadece...

22 Mayıs 2011 Pazar

ya ben anlatamıyorum ya da anlayamıyor kimse...nefes alamıyorum boğuluyorum sanki...inanamıyorum hala anlamlandıramıyorum çıldırıyorum bi başıma...çaresizim hemde çok çaresiz ve hiç böyle hissetmemiştim.fotoğrafları kaldır fotoğraflardaki etiketleri kaldır..evet biliyorum bunları çünkü hergün hala profiline bakıyorum fotoğraflarına bakıp inanamıyorum...son 6 ayımı yaşanmamışş saymak istiyorum...çünkü hangisi daha yalan karar veremiyorum...umuttan da nefret ediyorm çektiğim şu acıdan da...biri artık bana yardım etsin...ondan başkasınn yardım edemiceğini bildiğim halde bunu diliyorum..

19 Mayıs 2011 Perşembe

sinir harbi

ben bu bahar hiç erik yemedim...halbuki eriği çok severim...ben çok uyumayı da sevmem aslında ama bu bahar hep uyumak istiyorum...uyandığımda da herşey bambaşka olsun istiyorum..uyuyorum uyanıyorum herşey yine aynı ben yine yorgun hatta daha da yorgun...insanlar benim gibi olmak istediklerini söylüyorlar çok güçlüsün diyorlar...güçlü olduğumdan mı insanlar beni üzmekten korkmuyor..bu yüzdn mi ezgi nasılsa atlatır diip canlarının istediğini yapıp çekip gidiyorlar...özlemden bile tat almayı öğrendim..üzüntümü bile kahrolmadan yaşıyorum...ama bende üzülüyorum bende ağlıyorum bende yoruluyorum bende yıpranıyorum...sadece sizin gibi bunları diğer herkesin gözüne soka soka yapmıyorum...

14 Mayıs 2011 Cumartesi

gezdim tozdum yeni insanlarla tanıştım içtim her gece sarhoş oldum dövme yaptırdım ...ama geçmedi...geçmiş gibi yapsam da geçmedi...yalancı yapmacık insanlardan leş kargası gibi tetikte bekleyenlerden beni düşünüyomuş gibi yapıp tek amacı yatağa atmak olan midesizlerden nefret ediyorum...artık herkesten nefret ediyorum...